Elektronik Ticaret ve Gitti Gidiyor: Bir Başarı Öyküsü - Follow Me Around
Alış-Veriş

Elektronik Ticaret ve Gitti Gidiyor: Bir Başarı Öyküsü

Elektronik ticaret, en basit şekilde “ticaretin elektronik ortamda yapılması hali” olarak tanımlanıyor. Oldukça büyük bir pazar bu ve dünyadaki işlem hacmi iki yüz milyar doları geçiyor. Sanılanın aksine, bu işlem hacminin büyük bir çoğunluğunu Amazon ve eBay gibi “büyük markalar” sağlamıyor, KOBİ’ler ve esnaflar elektronik ticaretin belkemiğini oluşturuyor. Dünya ile karşılaştırdığımızda, elektronik ticaretin ülkemizde henüz “emekleme” aşamasında olduğunu söylemek mümkün. Zira 1993 yılında ilk olarak internet bağlantısı ile tanışan Türkiye’nin, elektronik ticareti ciddiye alması ve yasal düzenlemeler yapmaya başlaması 2003 yılında gerçekleşiyor. Ülkemizdeki e-ticaretin durumu hakkında sahip olduğumuz tek veri 2012 yılına ait. Bankalararası Kart Merkezi, bu dönemde açıkladığı raporda yıllık e-ticaret işlem hacminin 3.186.000 TL olduğunu ve o yıl toplam 14.393.000 online alışveriş yapıldığını açıklamıştı. O tarihten bu yana da “bürokratik” olarak çok ciddi bir ilerleme olduğu söylenemez, neyse ki sınır tanımayan e-ticaret sektörü hızla büyümeye devam ediyor. Bu noktada, öncülük görevini üstlenen firmalara büyük iş düşüyor: zira Türkiye’de e-ticaret gelişecekse bunu devlet değil, bu markalar başarıyor.

Gitti Gidiyor bu markalardan biri ve elde ettiği başarılar kelimenin tam anlamıyla Türkiye sınırlarının ötesine geçiyor. Gelin birlikte Gitti Gidiyor’un hikayesine bir göz atalım: e-ticaret denince akla ilk gelen markalardan biri olan Gitti Gidiyor, bu başarıyı nasıl elde ediyor?

Gitti Gidiyor Hakkında

2001 yılında kurulduğu düşünüldüğünde, Gitti Gidiyor için “ilk Türk e-ticaret sitesi” demek yanlış olmaz, zira yukarıda da belirttiğimiz gibi internet ülkemize zaten 1993 yılında geliyor! Sitenin ilk hali, şu anki görünümünden oldukça farklı: tamamen eBay sitesinin bir klonuna benziyor. Nitekim sitenin eBay’den esinlenerek kurulduğunu zaten kimse inkar etmiyor. İlk 6 yıl boyunca, Gitti Gidiyor kelimenin tam anlamıyla bir açık artırma sitesi olarak çalışıyor. Kurulduktan sadece üç yıl sonra, 100.000 kullanıcıya ulaşıyor. Dört yıl sonra da, “televizyonlara reklam veren ilk Türk web sitesi” olma unvanını elde ediyor. Bazı ziyaretçilerimiz o reklamı hatırlayacaktır: Gitti Gidiyor’un logosunun görüntülendiği reklam son derece kısaydı ancak alışılmışın dışında olduğundan son derece dikkat çekiciydi. 2006 yılında, Gitti Gidiyor günlük 300.000 tekil ziyaretçi sayısına ulaşıyor. Oldukça büyük bir rakam bu, nitekim uluslararası şirketlerin de dikkatini çekmeyi başarıyor.

Sadece bir yıl sonra ve 2007 yılı içinde günlük 1.000.000 ziyaretçiye ulaşan Gitti Gidiyor, aynı dönemde eBay tarafından satın alınıyor. Ödenen bedel tam 240.000.000 dolar ve sadece altı yıl içerisinde bu başarının elde edildiğini bilmek, insanı şaşırtıyor. Satış sonrası, Gitti Gidiyor çalışma sisteminde de bazı değişiklikler yapıyor. Artık sadece bir açık artırma sitesi değil; sabit mağazalar ve sabit fiyatlarla da hizmet veriyor. Nitekim kullanıcılarını kendi bünyesinde mağaza açmaları için teşvik ediyor. Günümüzde, Gitti Gidiyor’un 11.000.000 kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve firma bünyesinde 152 kişi çalışıyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen satışların toplamı ise, 32.000.000 TL’yi geçiyor. Yani Gitti Gidiyor, tek başına Türkiye’deki e-ticaret işlem hacminin neredeyse %20’sini sağlıyor.

Başarının Sırrı

Uzun analizlere gerek yok: Gitti Gidiyor’un başarısı, doğru zamanda kurulmuş olmasından kaynaklanıyor. Henüz e-ticaret diye bir kavram dahi yokken kurulan Gitti Gidiyor, bu sayede büyük bir tanınırlık elde ediyor. İlk üç yıl boyunca alternatifinin olmaması, yüksek sayıda kullanıcı toplamasını sağlıyor. Sahibinden.com gibi rakipleri ortaya çıktığında ise, zaten çoktan yerini sağlamlaştırmış bulunuyor. Bu da bize e-ticaretin en önemli kuralını bir kez daha hatırlatıyor: ilk olarak akıl eden, daima kazanıyor!