Alış-Veriş - Follow Me Around

Elektronik Ticaret ve Gitti Gidiyor: Bir Başarı Öyküsü

Elektronik ticaret, en basit şekilde “ticaretin elektronik ortamda yapılması hali” olarak tanımlanıyor. Oldukça büyük bir pazar bu ve dünyadaki işlem hacmi iki yüz milyar doları geçiyor. Sanılanın aksine, bu işlem hacminin büyük bir çoğunluğunu Amazon ve eBay gibi “büyük markalar” sağlamıyor, KOBİ’ler ve esnaflar elektronik ticaretin belkemiğini oluşturuyor. Dünya ile karşılaştırdığımızda, elektronik ticaretin ülkemizde henüz “emekleme” aşamasında olduğunu söylemek mümkün. Zira 1993 yılında ilk olarak internet bağlantısı ile tanışan Türkiye’nin, elektronik ticareti ciddiye alması ve yasal düzenlemeler yapmaya başlaması 2003 yılında gerçekleşiyor. Ülkemizdeki e-ticaretin durumu hakkında sahip olduğumuz tek veri 2012 yılına ait. Bankalararası Kart Merkezi, bu dönemde açıkladığı raporda yıllık e-ticaret işlem hacminin 3.186.000 TL olduğunu ve o yıl toplam 14.393.000 online alışveriş yapıldığını açıklamıştı. O tarihten bu yana da “bürokratik” olarak çok ciddi bir ilerleme olduğu söylenemez, neyse ki sınır tanımayan e-ticaret sektörü hızla büyümeye devam ediyor. Bu noktada, öncülük görevini üstlenen firmalara büyük iş düşüyor: zira Türkiye’de e-ticaret gelişecekse bunu devlet değil, bu markalar başarıyor.

Gitti Gidiyor bu markalardan biri ve elde ettiği başarılar kelimenin tam anlamıyla Türkiye sınırlarının ötesine geçiyor. Gelin birlikte Gitti Gidiyor’un hikayesine bir göz atalım: e-ticaret denince akla ilk gelen markalardan biri olan Gitti Gidiyor, bu başarıyı nasıl elde ediyor?

Gitti Gidiyor Hakkında

2001 yılında kurulduğu düşünüldüğünde, Gitti Gidiyor için “ilk Türk e-ticaret sitesi” demek yanlış olmaz, zira yukarıda da belirttiğimiz gibi internet ülkemize zaten 1993 yılında geliyor! Sitenin ilk hali, şu anki görünümünden oldukça farklı: tamamen eBay sitesinin bir klonuna benziyor. Nitekim sitenin eBay’den esinlenerek kurulduğunu zaten kimse inkar etmiyor. İlk 6 yıl boyunca, Gitti Gidiyor kelimenin tam anlamıyla bir açık artırma sitesi olarak çalışıyor. Kurulduktan sadece üç yıl sonra, 100.000 kullanıcıya ulaşıyor. Dört yıl sonra da, “televizyonlara reklam veren ilk Türk web sitesi” olma unvanını elde ediyor. Bazı ziyaretçilerimiz o reklamı hatırlayacaktır: Gitti Gidiyor’un logosunun görüntülendiği reklam son derece kısaydı ancak alışılmışın dışında olduğundan son derece dikkat çekiciydi. 2006 yılında, Gitti Gidiyor günlük 300.000 tekil ziyaretçi sayısına ulaşıyor. Oldukça büyük bir rakam bu, nitekim uluslararası şirketlerin de dikkatini çekmeyi başarıyor.

Sadece bir yıl sonra ve 2007 yılı içinde günlük 1.000.000 ziyaretçiye ulaşan Gitti Gidiyor, aynı dönemde eBay tarafından satın alınıyor. Ödenen bedel tam 240.000.000 dolar ve sadece altı yıl içerisinde bu başarının elde edildiğini bilmek, insanı şaşırtıyor. Satış sonrası, Gitti Gidiyor çalışma sisteminde de bazı değişiklikler yapıyor. Artık sadece bir açık artırma sitesi değil; sabit mağazalar ve sabit fiyatlarla da hizmet veriyor. Nitekim kullanıcılarını kendi bünyesinde mağaza açmaları için teşvik ediyor. Günümüzde, Gitti Gidiyor’un 11.000.000 kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve firma bünyesinde 152 kişi çalışıyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen satışların toplamı ise, 32.000.000 TL’yi geçiyor. Yani Gitti Gidiyor, tek başına Türkiye’deki e-ticaret işlem hacminin neredeyse %20’sini sağlıyor.

Başarının Sırrı

Uzun analizlere gerek yok: Gitti Gidiyor’un başarısı, doğru zamanda kurulmuş olmasından kaynaklanıyor. Henüz e-ticaret diye bir kavram dahi yokken kurulan Gitti Gidiyor, bu sayede büyük bir tanınırlık elde ediyor. İlk üç yıl boyunca alternatifinin olmaması, yüksek sayıda kullanıcı toplamasını sağlıyor. Sahibinden.com gibi rakipleri ortaya çıktığında ise, zaten çoktan yerini sağlamlaştırmış bulunuyor. Bu da bize e-ticaretin en önemli kuralını bir kez daha hatırlatıyor: ilk olarak akıl eden, daima kazanıyor!

Ayakkabılarınızı Nereden Alıyorsunuz?

Eğer bu sorunun cevabı “mağazadan alıyorum” şeklindeyse çağın çok gerisinde kalmışsınız demektir, uyarıyoruz! Ayakkabı satın almak için de, diğer her şeyde olduğu gibi web sitelerini kullanabiliyorsunuz. Ayakkabılarınızı internetten satın almanın pek çok avantajı var, bunların başında da model sayısı ve fiyat düşüklüğü geliyor. Geleneksel mağazaların aksine, internet siteleri kelimenin tam anlamıyla binlerce ayakkabıyı bir arada sunabiliyor. “Mağazalar da öyle” diyebilirsiniz ancak hatırlatalım; en verimli gününüzde dahi bir mağazada en fazla 20 ayakkabı görebiliyorsunuz! İnternet sitelerinde ise böyle bir sorun yok, onlarca ayakkabıyı tek bir sayfada görüntüleyip, isterseniz karşılaştırma dahi yapabiliyorsunuz.

Diğer avantaj ise fiyat bakımından: internet sitelerinin ürün fiyatları, mağazalara kıyasla çok daha düşük oluyor. Üstelik sık sık düzenlenen kampanyalar sayesinde, mağazadan satın alıyor olsaydınız yanına bile yaklaşamayacağınız markaları kolayca elde edebiliyorsunuz! Peki, ayakkabı alışverişi için hangi siteleri tercih etmeli? Hangi site güvenilir alışveriş imkânı ve daha fazla fiyat avantajı sunuyor? “Ayakkabı siteleri” denince oldukça çok sayıda seçeneğiniz varsa da, biz bilindik bir marka olan Flo.com.tr ile başlamanızı öneriyoruz.

Ziylan Grubu

Flo markasını aslında tanıyorsunuz, hemen her alışveriş merkezinde bir mağazasını görmeniz mümkün. Ancak web sitesinden alışveriş yapmak, yukarıda izah ettiğimiz nedenlerden dolayı çok daha avantajlı – bir ayakkabı fiyatına iki ayakkabı birden alabiliyorsunuz! Flo markasını tanıyor olsanız da, Ziylan Grubunu tanımıyor olmanız muhtemel. Flo, bu gruba ait bir marka ve Türkiye’deki ayakkabı mağazası zinciri sisteminin kurucusu sayılıyor. Grup bünyesinde; Polaris, Lumberjack, Kinetix, Butigo, Instreet ve Dockers by Gerli markaları da bulunuyor. Diğer bir deyişle, gerek ulusal, gerek uluslararası pek çok marka Flo bünyesinde bulunabiliyor. U.S. Polo, Nike, Puma, Reebok, Adidas ve Columbia, bu markalardan sadece birkaçını oluşturuyor.

Web sitesinde gezinmek oldukça kolay, çoğu sitenin yaptığı hatayı tekrarlayıp “sıkış tepiş” bir tasarım yerine, ferah ve göz yormayan bir dizayn kullanılıyor. Ayakkabı modelleri elbette sitenin belirleyici özelliği, ancak arzu ederseniz çanta, aksesuar ve hatta giyim ürünleri dahi bulunabiliyor. Fiziki mağazalarına kıyasla en büyük avantajlarından biri de bu, zira böylelikle deri mont ve eşofman takımı gibi ürünlere de erişim imkânınız doğuyor.

Tahmin edebileceğiniz üzere, Flo.com.tr üzerindeki fiyatlar oldukça uygun, özellikle de grup bünyesindeki markaları tercih ederseniz. Nike, Adidas ve Columbia gibi markalarda ise dikkat çekici düzeyde bir fiyat avantajı elde etmek mümkün olmuyor. Ancak bir siteden alışveriş yapmanın asıl çekici yönü, kampanyalardan yararlanmak: bu sayede en “lüks” markaları bile uygun rakamlara edinme imkânınız doğuyor.

Flo Kampanyaları

Outlet kategorisi ile başlayalım: bu kategori altında, sitede satışa sunulan her markanın bir önceki sezon ürünleri gayet uygun fiyatlarla satışa sunuluyor. Bir örnek olması için sadece 50 TL’ye U.S. Polo marka sneaker’lar alabileceğinizi söylememiz yeterli, normal şartlarda bu ayakkabının fiyatı 90 TL’den başlıyor. Buna ek olarak, Flo.com.tr’de “mevsimlere özel” kampanyalar düzenli olarak sunuluyor. Örneğin yaz mevsimi için, hâlihazırda “Tüm ürünlerde %40 indirim” kampanyası bulunuyor. Bir ipucu daha verelim: firmanın haber bültenine e-posta ile abone olursanız, tek sefere mahsus 20 TL’lik bir indirim çeki elde edebiliyorsunuz.

Ancak bize soracak olursanız, Flo’nun asıl avantajı 365 gün iade imkânından kaynaklanıyor. Web sitesinden satın aldığınız tüm ürünleri, 365 gün içerisinde iade etmenize veya değiştirmenize olanak tanınıyor. Bu, rakiplerinin hiç birinde olmayan önemli bir özellik. Ücretsiz kargo ve kapıda ödeme gibi avantajları da bunun üzerine eklerseniz, ayakkabılarınızı internetten almamanız için hiçbir neden kalmıyor!

Hazır Giyim Sektörünün Lider Markası: DeFacto

Öncelikle en çok merak edilen sorunun cevabını vererek başlayalım: hayır, DeFacto yabancı bir marka değil. 2003 yılında, hazır giyim sektöründe faaliyet göstermek üzere Zeki Cemal Özen tarafından İstanbul’da kuruluyor. Gerek kuruluşu, gerek de işleyişi bakımından LC Waikiki zincir mağazalarını örnek alan DeFacto, kısa süre içerisinde kayda değer ölçüde büyüyor. Öyle ki, tasarım ofisini 2011 yılında Barcelona’ya taşıyor ve aynı yıl yurt içinde 294 mağaza sayısına ulaşıyor. Bugün, DeFacto’nun 8.000 çalışanı ve gerek yurtiçinde, gerekse de yurt dışında toplam 333 adet mağazası bulunuyor. Bu açıdan Türkiye’de faaliyet gösteren ikinci en büyük şirket sayılıyor – sadece 12 yıl içinde elde edilen, dikkat çekici bir başarı bu. DeFacto, Orta Doğu ve Rusya pazarında da önemli bir isim, nitekim Kazakistan’daki en büyük hazır giyim mağaza zinciri sayılıyor.

Başarının sırrı, aslında o kadar da “sır” değil: DeFacto, sadece kendi ürünlerini satıyor. Tasarım ve üretim aşamalarını tamamen kontrol edebildiğinden, her şeyden önce fiyatları düşük tutabiliyor. Buna ek olarak, satışa sunulan ürünlerin kalitesi üzerinde de tam bir kontrolü oluyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, LC Waikiki’nin stratejisi de bu: sadece kendi markanı sat, çok sayıda seçenek sun, fiyatı düşük tut. Ancak DeFacto’nun LC Waikiki’ye kıyasla çok sayıda üstünlüğü bulunuyor. Bunların ilk başta geleni de, online mağazasının avantajları oluyor.

DeFacto Online Mağaza Avantajları

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, DeFacto –online mağazasında da- sadece kendi markasını taşıyan ürünleri satıyor. Ancak bu durum, çok sayıda seçeneğiniz olmadığı anlamına gelmiyor. Tam aksine, DeFacto her biri değişik bir tasarım ve özelliklere sahip çok sayıda model sunuyor. Örneğin DeFacto Inova, yeni sezon trendlerinin takip edildiği ve uyarlandığı bir seriyi temsil ediyor. DeFacto Eco ise; daha sade, ancak fiyat bakımından çok uygun ürünler içeriyor. Online mağazada yer alan kategoriler kadın, erkek, çocuk, ayakkabı, aksesuar ve yeni sezon olarak belirleniyor. Bunlara ek olarak; Gül Ağış ve Ayşe Deniz Yeğin gibi isimlerin DeFacto’ya özel tasarımları, aynı isimli kategori altında bulunabiliyor.

Seçiminiz ne olursa olsun, tüm ürünlerin fiyatları son derece uygun. Örneğin sadece 9.99 TL’ye şık bir bluz veya gösterişli bir t-shirt alınabiliyor. Daha çok erkek-kadın giyim seçenekleri ile dikkat çekiyor olsa da, web sitesinde çok sayıda aksesuar da satışa sunuluyor. Üstelik bunların çoğu fiziki mağazalarda bulamayacağınız türden: dudak kalemi, erkek saatleri ve makyaj setleri gibi ürünlere dahi rastlamak mümkün oluyor. Kısacası, giysi ve aksesuar konusundaki tüm ihtiyaçlarınızı DeFacto’dan uygun fiyatlara temin edebiliyorsunuz. Üstelik fiziki mağazalardan farklı olarak, web sitesini kullanmak pek çok avantaj elde etmenizi sağlıyor.

DeFacto İndirim Kampanyaları

Ancak bu avantajlar fiyat bakımından değil: nitekim fiziki mağazalar ile web sitesi arasında hiçbir fiyat farkı bulunmuyor. DeFacto, web sitesine özel bir kampanya da düzenlemiyor. Rakiplerinin kampanyaları dikkate alındığında bu bir dezavantaj, ancak alışverişinizi keyifli hale getirecek –ve sadece web sitesine bulunabilen- pek çok özellik sunuluyor. Bunları kısaca belirtecek olursak:

  • Bi’ Tıkla Mağazada : Bir benzerini Boyner web sitesinde de gördüğümüz bu özellik, alışverişinizi siteden yapmanızı ve ürününüzü istediğiniz DeFacto mağazasından teslim almanızı sağlıyor.
  • Mağazada Ayırt : Sitede beğendiğiniz bir ürünü, belirli bir süreliğine kendinize ayırtabiliyor, daha sonra gidip mağazadan teslim alabiliyorsunuz.

Ücretsiz Paça Tadilatı    : Satın aldığınız pantolonların paçalarını ücretsiz olarak istediğiniz mağazada yaptırabiliyorsunuz.

Boyner Mecmuayı Hiç Okudunuz mu?

Dijital bir çağda yaşıyor, hemen her şeyi minik dokunmatik ekranlar üzerinden kontrol ediyoruz. Bu değişime basılı yayınların da ayak uydurmaması mümkün değil, nitekim artık pek çok dergi dijital olarak satın alınıp okunabiliyor. Bazı dergiler ise, sadece dijital olarak hazırlanıyor ve ücretsiz olarak dağıtılıyor! Boyner Mecmua, bu dergilerin en dikkat çekici olanlarından biri, hatta belki de ilki. Ayşe Boyner editörlüğünde hazırlanan dergiye, http://mecmua.boyner.com.tr/ adresinden ulaşılabiliyor. İsminden de anlaşılabileceği gibi, öncelikle Boyner grubunun tanıtımına yoğunlaşan bir dergi bu, ancak sadece bundan da bahsetmiyor. Trend, güzellik, stil ve yaşam konuları, derginin uzmanlık alanına giriyor.

Bir örnek vermek gerekirse, derginin son sayısında “Stil” başlığı altında “Yaz Stilleri” konusuna yer veriliyor. Bu bağlamda, yaz aylarında kullanabileceğiniz en güzel kombinlere değiniliyor. “Trend” başlığı altında ise, film karakterlerinin giyim tarzları değerlendiriliyor ve erkeklere önemli ipuçları veriliyor. Diğer bir deyişle, bir moda ve yaşam tarzı dergisinden bekleyebileceğiniz her şey Boyner Mecmua içerisinde yer alıyor ve ücretsiz olarak dergiyi okumak mümkün oluyor. Ancak derginin en önemli özelliği, içeriğinde bahsedilen her ürünün www.boyner.com.tr adresinden satın alınabilecek olması: beğendiğiniz bir kıyafeti saniyeler içerisinde sipariş edebiliyorsunuz!

Boyner Mecmua İçeriği

Boyner online alışveriş sitesi için oldukça akıllı bir tanıtım çalışması bu, zira kuru kuru ürün açıklamaları okumak yerine bir dergiyi takip ediyor, beğendiğiniz ürün hakkında ayrıntılı bilgi edinebiliyorsunuz. Bu klas reklam çalışması, açıkçası Boyner grubuna yakışıyor. En güzel tarafı da, Boyner Mecmua içerisinde tanıtılan ürünleri satın almanız için zorlanmamanız: arzu ederseniz, dergiyi sadece bir “dergi” olarak okuyabilir ve halen keyifli zaman geçirebilirsiniz. Beğendiğiniz bir ürünü hemen satın alabileceğiniz hususu gözünüze sokulmuyor, bu da marka prestiji üzerinde olumlu bir etkisi bulunuyor.

Boyner Mecmua, sadece “seçkinlerin” ilgilenebileceği konulara da değinmiyor. “Cruise turlarında stil önerileri” konusu kadar, “100 TL altı Anneler Günü hediye önerileri” konusu da bulunuyor. Diğer bir deyişle, her gelir grubundan kişinin ilgilenebileceği bir içerik muhakkak yer alıyor. Ayşe Boyner bu bakımdan takdir edilecek bir iş çıkarmış, sosyal medya üslubu işe kaleme aldığı yazılar keyifle okunabiliyor ve her daim ilgi çekici bir konu bulunuyor.

Boyner Online Mağaza

Derginin hakkını verdiğimize göre, sitenin hakkını da verelim: Boyner online mağaza, oldukça geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Kadın – erkek giyim, çocuk giyim, ayakkabı, kozmetik, spor giyim, aksesuarlar, çanta modelleri ve ev eşyaları, sitede satışa sunulan ürün gruplarını oluşturuyor. “Designer Brands” kategorisi altında da; Philip Lim, Tory Burch, Moschino ve Paul Joe gibi tasarımcıların özel ürünlerine yer veriliyor. Boyner online mağaza, tüm kredi kartlarına peşin fiyatına 4 taksit yapıyor. Ayrıca, haftalık ve aylık olarak düzenlenen kampanyalar sayesinde hemen her üründe %25’e varan indirim oranları elde etmek mümkün oluyor. Online olarak ödeme yapıp mağazadan teslim alabilmek ise güzel bir ek özellik: bu sayede web sitesinin indirimli fiyatlarından faydalanıp, kargo beklemeden siparişinizi hemen teslim alabiliyorsunuz. Hatta mağazanın içindeyken dahi online alışveriş yapıp ürününüzü kasada teslim almanız mümkün oluyor.

Ancak Boyner web sitesinin belki de en büyük avantajı, adını sıklıkla duyduğumuz “Hopi” sistemi sayesinde gerçekleşiyor. Hopi denen dijital “paracıkların” mucidi olan Boyner, bu bağlamda en kapsamlı kampanyaları sunuyor. Örneğin 500 TL’lik alışverişiniz için 25, 1.000 TL’lik alışverişiniz içinse 100 TL “paracık” kazanabiliyorsunuz. Kazandığınız bu tutarları sadece Boyner’de değil, Hopi sistemini destekleyen tüm mağazalarda kullanmanız mümkün oluyor.

Harca ve Kazan: Bir İş Ortaklığı Teklifi

İş ortaklığı sistemleri yurt dışında oldukça yaygın bir uygulama. Sanılanın aksine normal bir “ortaklık” değil bu, sadece sadık müşterileri ödüllendiriyor. Sistem, basitçe alışverişlerinizi istenilen mağazalardan yapmanızı gerektiriyor. Ne alacağınız size kalmış, ancak sisteme dahil olan online mağazaları kullanmanız gerekiyor. Bu takdirde, harcadığınız paranın belirli bir yüzdesini satın alma işleminiz biter bitmez iade alıyorsunuz. Diğer bir deyişle, alışveriş yaptıkça hesabınızda para birikiyor. Bu parayı da yine aynı sisteme üye olan mağazalarda dilediğinizce harcayabiliyorsunuz.

Yurtdışında yaygın olsa da, Türkiye’de hemen hiç bilinmeyen iş ortaklığı sistemi, Bonprix.com.tr sayesinde artık ülkemize de giriş yapıyor. Bonprix uluslararası bir marka ve Almanya’nın en büyük e-ticaret şirketleri arasında gösteriliyor. “Uygun fiyatlı hazır giyim” sloganı ile çalışan Bonprix, “çok kanallı” tabir edilen bir pazarlama sistemi kullanıyor. Bu sistem; e-bülten abonelikleri, iş ortaklığı sistemi, hediye çekleri ve indirim kuponları ile müşteri kazanma esasına dayanıyor. Yani aynı anda, birden fazla kanalda tanıtım ve indirim kampanyaları düzenleniyor. Bu kampanyaların hepsini takip eden müşteriler, inanılmaz indirim oranlarına sahip olabiliyor. Bonprix’in sunduğu diğer bir sistem de gelir ortaklığı: “affiliate” olarak tabir edilen bu sistemde, kendi sitenizde Bonprix ürünlerini tanıtarak gelir elde edebiliyorsunuz.

Bonprix Gelir Ortaklığı

İş ortaklığı sisteminden başlayalım: www.harcavekazan.com sitesine üye olarak, kullanıcı adı ve şifrenizle Bonprix’ten alışveriş yapmaya başlayabiliyorsunuz. Satın aldığınız her ürünün %10’u, alışveriş biter bitmez hesabınıza para olarak tanımlanıyor. (Harcavekazan web sitesinin pek çok başka marka ile çalıştığını da ekleyelim.) Ayrıca, üye olduğunuz için pek çok üründe geçerli özel indirim kuponları da elde edebiliyorsunuz.

Gelir ortaklığı sistemi ise biraz daha farklı işliyor. http://gelirortaklari.com/ sitesine “yayıncı” olarak üye olmanız ve ortak olarak Bonprix.com’u seçmeniz gerekiyor. Bundan sonra, web sitenizde kullanabileceğiniz kodlar size veriliyor. Bu kodları sitenizin içerisine ekleyerek, Bonprix.com’da satışa sunulan ürünlerin tanıtımını yapmış oluyorsunuz. Bu ürünler satıldığında ise, gelirin belirli bir yüzdesi sizin hesabınıza aktarılıyor. Kısacası, Bonprix gerçekten de “çok kanallı” bir tanıtım stratejisi izliyor.

Bir hazır giyim alışveriş sitesi olarak ise, oldukça tatmin edici bir içerik sunuyor. Sitenin 120.000’den fazla Türk müşterisi var, satışa sunulan ürün sayısı ise 35.000’i geçiyor. Diğer uygun fiyatlı hazır giyim siteleri gibi sadece kendi markalarını satan Bonprix, çok sayıda seçenek içeriyor. Örneğin BPC serisi spor kıyafetler, John Baner serisi kot pantolonlar, Rainbow serisi ise gençlere ve çocuklara özgü giysilerden oluşuyor. Diğer bir deyişle, erkek-kadın-çocuk giyim konusundaki tüm ihtiyaçlarınızı siteden karşılamanız mümkün oluyor. İş ortaklığı veya gelir ortaklığı sistemleri ile ilgilenmiyor olsanız dahi, Bonprix pek çok avantaj içeriyor.

Bonprix Kampanyaları ve Fiyat Avantajları

Bonprix sadece internet üzerinden alışveriş yapma imkânı tanıyor, fiziki mağazaları bulunmuyor. Bu durum aslına bakarsanız bir avantaj, zira bu sayede gereksiz giderler oluşmuyor ve daha uygun fiyatlar sunmak mümkün oluyor. Web sitesindeki hemen her ürün için, %10 – 20 arasında değişen bir indirim oranı standart olarak geliyor. Yani bu indirimden faydalanmak için ekstra bir şey yapmanıza gerek bulunmuyor. Daha yüksek indirim oranları isteyenlerin ise, kupon kodları kullanması gerekiyor. Bu kodları elde edebileceğiniz çok sayıda web sitesi bulunuyor, ancak biz www.harcavekazan.com sitesini öneririz. Yukarıda da izah ettiğimiz gibi, bu sayede sadece kupon kodu elde etmekle kalmıyor, harcamalarınızın %10’unu da geri alabiliyorsunuz. Tüm bankaların kredi kartlarına peşin fiyatına 6 taksit, ücretsiz kargo ve kapıda ödeme imkanı da, Bonprix.com’un diğer avantajları arasında yer alıyor.

Dünyanın En Büyük Alışveriş Merkezleri

Bir alışveriş merkezinde hiç sıkılmadan saatler geçirebilirsiniz, biliyoruz. Ancak bu alışveriş merkezlerinde saatler değil, günler geçirmeniz gerekiyor! O kadar büyükler ki, bir uçlarından diğer uçlarına yürümek dahi saatler sürebiliyor.  İçlerindeki mağazaların sayısı da düşünüldüğünde, tek bir tanesi dahi size haftalar sürecek bir alışveriş çılgınlığı sunuyor! Gelin dünyanın en büyük alışveriş merkezlerine birlikte bir göz atalım, günün birinde bu ülkelere yolunuz düşecek olursa ilk olarak nereyi ziyaret edeceğinizi artık biliyorsunuz!

5. Cevahir Mall, İstanbul

cevahir

Belki bugüne dek bilmiyordunuz ama İstanbul Cevahir Mall Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi sayılıyor. Hatta bırakın Avrupa’yı, dünyanın en büyük beşinci alışveriş merkezi olmayı başarıyor! Cevahir Mall, Şişli’de yer alıyor ve 420.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. 2005 yılında açılan merkezin sahibi St Martins Property Group ve yönetimini de Jones Lang LaSalle grubu üstleniyor. Cevahir Mall içerisinde; 343 mağaza, 48 restoran, 12 sinema salonu, 1 gösteri sahnesi, 1 bowling salonu ve 1 adet de roller coaster bulunuyor. (Evet, bildiğiniz roller coaster.) Toplam 20 katlı merkezin otoparkı ise 71.000 metrekare büyüklüğünde, aynı anda 2.500 aracı barındırabiliyor. 250 milyon dolara inşa edilen alışveriş merkezinde, ayrıca dünyanın en büyük ikinci saati de bulunuyor: yüksekliği tam 36 metre.

4. 1 Utama, Malezya

1utama

Bandar Utama Şehir Merkezinde yer alan bu alışveriş merkezi, 455.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. 1995 yılında açılan 1 Utama, 700’den fazla mağazaya ev sahipliği yapıyor ve toplam altı kattan oluşuyor. Günlük ziyaretçi sayısı ortalama 120.000 kişi, diğer bir deyişle tüm Malezya’nın en çok ziyaret edilen yerlerinden biri sayılıyor. Hemen yanında yer alan otuz katlı IBM merkez binası ve beş yıldızlı One World Oteli sayesinde de, tüm turistlerin muhakkak uğradığı bir yer olmayı başarıyor. Sadece uluslararası değil, ulusal markalara da bünyesinde yer veriyor. Merkezin en ilginç özelliklerinden biri de, içerisinde bir yağmur ormanı olması. Yanlış okumadınız, 1 Utama içerisinde minyatür bir yağmur ormanı bulunuyor!

3. Isfahan Şehir Merkezi, İran

isfahan

İran, dünyanın en büyük alışveriş merkezleri konusunda “iddialı” bir ülke, zira listeye girmeyi başaran iki alışveriş merkezi bulunuyor. Isfahan Şehir Merkezi bunların en büyüğü ve 600.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. İçerisinde 750’den fazla mağaza, beş yıldızlı bir otel, ticaret merkezleri ve bir adet de müze yer alıyor. 2012 yılında açılan merkez, isminden de anlaşılabileceği gibi Isfahan şehrinde yer alıyor. Toplam yedi katlı bu alışveriş merkezinin otoparkı, aynı anda 5.500 aracı barındırabiliyor. Oldukça modern bir tasarımı olan alışveriş merkezinin tek uluslararası markası Hermes, diğer tüm markalar İran’a özgü yerel firmalardan oluşuyor.

2. SM City North EDSA, Filipinler

GEDSC DIGITAL CAMERA

652.000 metrekare büyüklüğü ile SM City North EDSA dünyanın en büyük ikinci alışveriş merkezi olmayı başarıyor. Aynı zamanda en eskisi, zira merkezin kuruluşu 1985 yılında gerçekleşiyor ve yaklaşık 15 yıl boyunca da, bir numarada yer alıyor. Burası aslına bakarsanız devasa bir kompleks, zira dört farklı “caddeden” oluşuyor ve her caddede de farklı bir temayı kullanıyor. Örneğin “Sky Garden” caddesi, baştan sona üstü açık bir alandan oluşuyor ve açık havada alışveriş yapma keyfi sunuyor. Merkezin en bilinen özelliği de tamamen güneş enerjisi ile çalışması, çatılarında toplam 5.760 adet füneş paneli bulunuyor. SM City içerisinde 800’den fazla mağaza ve 10.000 araç kapasiteli bir otopark bulunuyor.

1 New South China Mall, Çin Halk Cumhuriyeti

newsouthchina

Listemizin bir numarası ise – tahmin edebileceğiniz üzere- Çin’de bulunuyor: New South Mall, 892.000 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Merkez altı farklı bölgeye ayrılmış ve her bölge farklı bir kültürü temsil ediyor. Amsterdam, Paris, Roma, Venedik, Karayipler ve California isimli bu bölgelerin içerisinde, toplam 2.350 mağaza bulunuyor. Alışveriş merkezinde ayrıca 2,1 kilometrelik bir su kanalı (üzerinde gondollarla gezebiliyorsunuz) ve 553 metre yüksekliğe sahip bir roller coaster yer alıyor. Alışveriş merkezi o kadar büyük ki, içine Avrupa’nın bazı şehirleri sığabiliyor! Aynı nedenle, büyük bir kısmı halen boş duruyor. Ancak emin olun, dolu olan kısımlarını gezmek için bile birkaç gün harcamanız gerekiyor.